Yapay Zekâ Ajanları: Nedir ve Ne Değildir?
- Serkan Arıkuşu

- 6 Ara 2025
- 4 dakikada okunur
ChatGPT hayatımıza gireli 3 yıl oldu. Sorular sorduk cevaplar aldık, sunumlar hazırladık, e-postalar yazdık. Bazılarımız "google arama" gibi kullanmamak için etkili prompt yazım eğitimleri aldık. Artık daha çok hangi yapay zekâyı kullanalım diye araştırıyoruz, "ChatGPT mi daha iyi yoksa Gemini mı?" eğitimlerimizin vazgeçilmez sorusu haline geldi.
Bir taraftan bu araçlar elimiz kolumuz haline geliyor diğer taraftan ise haberlerde ve sosyal medya platformlarında sürekli "yapay zekâ ajanları" diye bir şey gözümüze çarpmaya başladı. Herhalde yanlış çeviridir diye orjinaline bakmak istediğimizde bu sefer de "AI agent, agentic AI" gibi kavramlarla karşılaşıp başladığımız yere dönüyoruz. Bu yazıda bu çok gizemli ajanları anlatmaya çalışacağım.
Üretken yapay zekâyla ne derdimiz var?
Üretken yapay zekâ, büyük veri kümelerinden öğrendiği örüntüler sayesinde yeni içerikler üretebilen (generative) yapay zekâ (AI) modellerini ifade ediyor. Bu içerikler hepimizin bildiği gibi metin, görsel, ses, video ya da kod olabilir.
Ama ajan konusuna girmeden çok önemli bir nokta var. ChatGPT / Gemini gibi dil modellerini anlamak için aklımıza bir "beyin" getirmemiz gerekiyor. Elleri, kolları, sinir sistemi olmayan bu beyin çok şey biliyor ve gündelik hayatımızda bizim danışmanımız olarak görev alıyor. Sorularımıza yanıt veriyor, istediğimiz şekillerde içerikler üretiyor, "harika fikir, ister misin sana bir de sunum hazırlayayım" diye yalakalık yapıyor.
Bu yetenekler muhteşem ama sınırlı.
Sınır nerede başlıyor? Bu beyin, aslında eğitilirken kendisine verilen bilgiler dışında bir şey bilmiyor.
Örneğin çalıştığımız şirketteki verileri bilmiyor çünkü sistemlerimizin içerisinde değil, internete bağlanmadığı durumda güncel verilere ulaşamıyor. "Kritik durumdaki stoklarımız nelerdir?" diye sorduğumuzda bilmiyorum diyor, "çalışanlarıma uygun eğitim ayarla" dediğimde çok genel yanıtlar veriyor. Şirketimizi değil de kendimizi düşündüğümüzde de durum çok farklı değil. Çok güzel ürün önerilerde bulunuyor ama benim için alışveriş yapamıyor, muhteşem gezi planlarımızda otel ve uçak rezervasyonları hep eksik.

Yapay zekâ iyi bir danışman ama bizim asistanlara ihtiyacımız var.
Nedir bu yapay zekâ ajanları?
İşte yapay zekâ ajanları bu ihtiyaca yanıt için geliştirilen yazılım sistemleri. Yukarıda bahsettiğimiz ChatGPT / Gemini gibi bir "beyni" alalım, ona biraz hafıza verelim; hedef belirlemesini ve bu hedef için gerekli planlar yapmasını gösterelim ve en önemlisi gerekli araçları kullanmasını sağlayalım. İşte size danışmanlıktan asistanlığa terfi eden yapay zekâ ajanları. Burada "gerekli araçlar" denildiğinde aslında büyük dil modelinin internete erişebilmesini, çeşitli sistem ve uygulamalara bağlanabilmesini, izin verilen verileri okuyabilmesini düşünebilirsiniz.
Daha bilimsel bir tanımı ise şöyle yapmak mümkün:
Yapay zeka ajanları (AI Agents), çevrelerini algılayabilen, verileri analiz ederek mantık yürüten ve belirli bir hedefe ulaşmak için insan müdahalesine ihtiyaç duymadan otonom kararlar alıp eyleme geçen gelişmiş yazılım sistemleridir. Büyük dil modellerinin aksine, sadece soruları yanıtlamakla kalmaz; internet araması yapmak, kod yazmak veya diğer yazılımlarla etkileşime girmek gibi karmaşık görevleri uçtan uca tamamlarlar. Büyük Dil Modelleri (LLM) tarafından desteklenen bu akıllı asistanlar, iş akışlarını otomatize ederek verimliliği artırır.
Ajanın aklından ne geçiyor?
Yukarıda da yazdığımız gibi yapay zekâ ajanlarının merkezinde genelde bir büyük dil modeli (LLM) bulunuyor. Bunların en önemli becerilerinden biri, karmaşık bir hedefi daha küçük ve yönetilebilir adımlara ayırmasıdır. Buna görev ayrıştırma (task decomposition) denir.
Ajan, bir hedefe doğru ilerlerken sürekli şu döngüyü izler:
Planla: Hedefe ulaşmak için bir yol haritası oluşturur.
Uygula: Bu planın bir adımını hayata geçirir.
Gözlemle: Sonuçları analiz eder, neyin işe yarayıp yaramadığını değerlendirir.
Öğren: Geri bildirime göre planı günceller ve daha iyi bir strateji geliştirir.

Bu döngüyü daha da güçlendiren yaklaşım, ReAct (Reason + Act / Akıl Yürüt + Eyleme Geç) paradigmasıdır. ReAct, ajanın her eylemden önce durup düşünmesini, gerekçelerini açıklamasını ve adım adım ilerlemesini sağlar. Böylece daha karmaşık görevler daha güvenilir şekilde çözülür.
Ajanlar Birer Yazılım Projesidir
Burada durup büyük bir yanılgıyı da düzeltmemiz gerekiyor. Çoğumuz ChatGPT'ye alıştığımız için, yapay zekâ ajanlarını da açıp sohbet edeceğimiz, sadece iyi bir "prompt" (komut) yazarak her işi yaptırabileceğimiz bir web sayfası sanıyoruz.
Ama durum pek öyle değil.
Bir yapay zekâ ajanı, ChatGPT gibi "kullanılan" bir araçtan ziyade, "inşa edilen" bir yazılım sistemidir. Bir ajanın şirketinizin veritabanına girip stok kontrolü yapabilmesi veya sizin adınıza uçak bileti alabilmesi için, o ajanın "ellerinin" (yani kullanacağı araçların) kodlanarak sisteme entegre edilmesi gerekir.
- Ajanın hangi API'lere (uygulama arayüzlerine) erişeceği,
- Hangi güvenlik izinlerine sahip olacağı,
- Hata aldığında (örneğin uçak bileti sitesi çöktüğünde) ne yapacağı,
Hepsi birer mühendislik konusudur. Yani "Bana en ucuz bileti al" dediğinizde ajanın bunu yapabilmesi için, arka planda o ajanın havayolu şirketlerinin sistemleriyle konuşabilecek şekilde programlanmış olması gerekir. Bu yüzden yapay zekâ ajanları, sadece son kullanıcının değil, yazılım geliştiricilerin ve şirketlerin üzerine yatırım yapması gereken, geliştirilen ve bakımı yapılan sistemlerdir.
Yeni Ajan Ekonomisi
Ajanların hayatımıza girmesi, internetin icadından bu yana gördüğümüz en büyük davranış değişikliğini tetiklemek üzere.
Bugün interneti nasıl kullanıyoruz?
Bir ihtiyacımız olduğunda arama motoruna (Google) yazıyoruz, çıkan sonuçlara tıklıyoruz, web sitelerini geziyoruz, reklamları geçiyoruz, formları dolduruyoruz ve işlemi tamamlıyoruz. Yani "arayan" da "eylemi yapan" da biziz.
Yapay zekâ ajanları devrinde ise bu denklem değişecek. Yakın bir gelecekte bu tür sistemlerin yaygınlaşmasıyla internetin ana sayfası tahminen ChatGPT ya da Gemini gibi bir büyük dil modeli olacak.
Bu durum, web sitelerinin trafiğinden reklam gelirlerine, arama motoru optimizasyonundan (SEO) kullanıcı arayüzü tasarımına kadar her şeyi değiştirecek. Belki de gelecekte web siteleri insanların okuması için değil, ajanların okuması için tasarlanacak.
Bitirirken
Bu dönüşüm sadece teknolojik değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik hareketlilik yaratıyor. Yapay zekâ ajanlarının oluşturacağı pazarın büyüklüğü konusunda tahminler havada uçuşuyor ancak herkesin hemfikir olduğu bir konu var: Bu pazar trilyon dolarlarla ölçülecek. Sadece basit otomasyonlardan bahsetmiyoruz; hukuk, finans, yazılım geliştirme ve sağlık gibi yüksek nitelikli alanlarda otonom sistemlerden bahsediyoruz. İş süreçlerinize Yapay Zekâ Ajanlarını nasıl entegre edebileceğinizi merak mı ediyorsunuz? Ücretsiz ön görüşme için bizimle iletişime geçin.

